Reklam
DOLAR: TL
EURO: TL

Fitch, açıkça söyledi: Türkiye mıknatıs haline geldi! Bütün 26 trilyon dolar…

9 dakika önce
1 kez görüntülendi

Fitch, açıkça söyledi: Türkiye mıknatıs haline geldi! Bütün 26 trilyon dolar…

Yeni müşteri koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası yeniden şekillenen küresel arz zincirinde stratejik üs haline gelen Türkiye, jeopolitik konumu ve sunduğu maliyet avantajıyla uluslararası şirketlerin radarına girmeye devam ediyor.

Geçen yılın şubat ayında arz şoku ve küresel ekonominin kapanmasıyla peşine düşüp takip eden talep şoku, dünyanın adeta her uygun şirketlerin üretim stratejisi ve miktar zincirlerindeki zafiyetleri ortaya çıkardı.

Ekonomilerin canlanması ile artan talep aleyhinde özellikle Asya ülkeleri odaklı imal ve miktar zincirlerinde kesintiler yaşanmaya başlandı.

Uzun uzaklık nakliyecilik maliyetlerinin katlanarak artması o kadar fazla tanıdık olmayan uluslararası şirket için konum ve maliyet avantajı sunan Türkiye’yi cazip bir yatırım ve imal merkezi haline dönüştürmeye devam ediyor.

Bilhassa Çin gibi Asya ülkelerinden tedarik sağlayan Avrupalı şirketler; üretim gecikmeleri, artan navlun maliyetleri ve konteyner krizi nedeniyle arz için Türkiye gibi daha yakın ve istikrarlı merkezlere yöneliyor.

Yer bulan kendini şanslı hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktıYer bulan kendini uğurlu hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktı

EN FAZLA KAZANÇ SAĞLAYACAK ÜLKE TÜRKİYE

Milletlerarası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in son analizine tarafından, Türkiye, Avrupa’da tedarik zincirlerindeki değişimden azami gelir elde edecek ülke konumunda. Türkiye’yi, Çekya, Polonya ve Romanya izliyor.

Yakın dönemde gıda, ilaç, mobilya elektronik ve paketleme gibi alanlarda etkinlik gösteren öyle çok milletlerarası şirket, zinde lojistik altyapıya ve endüstriyel kapasiteye sahip Türkiye’ye karşın yeni yatırım planlarını açıkladı.

Küresel arz zincirinin, Asya ve özelikle Çin’e bağımlı bir ağdan imal kalitesi ve lojistik imkanları nedeniyle Türkiye’ye yönelmesi bu alanda Türkiye’ye karşın yatırımların artacağı beklentisini de beraberinde getirdi.

İsveçli mobilya şirketi IKEA, Polonya hazırlanmış giyim firması LPP, Alman ilaç firması Boehringer Ingelheim ve Belçika paketleme şirketi DW Reusables Türkiye’ye yatırıma odaklandı.

ÜRETİCİLER, DAHA ARTI TEDARİKÇİ OLUŞTURMAK İSTİYOR

Hem jeopolitik tehlike ayrıca de salgının maruz kaldığı emniyet açıklarına bir cevap olarak şirketlere baskılar da artıyor. Tedarik zinciri riskine karşısında önde gelen üreticiler de daha fazla tedarikçi oluşturmak istiyor.

İtalya merkezli Benetton Group, Asya’da düşük maliyetli üretim merkezlerinden kademeli olarak ayrılarak Sırbistan, Hırvatistan, Türkiye, Tunus ve Mısır’daki üretimini artıracağını açıkladı.

Benetton Group İcra Kurulu Başkanı Massimo Renon, söz konusu imal artışına ilişkin “Imal süreci ve ayrıca taşıma maliyetleri üzerinde daha pozitif kontrole sahip olmak için stratejik bir karar.” ifadelerini kullandı.

Alman moda şirketi Hugo Boss’un üst yöneticisi (CEO) Daniel Grieder de Manager Magazin’e yaptığı açıklamada, ürünlerini sattıkları yere daha yakın merkezlerde daha pozitif mal üretmeyi planladıklarını bildirdi.

Grieder, “Yakın yerlerde üretimi önemli ölçüde genişleteceğiz. O zaman trendlere daha çabuk ve rahat boğazlara daha esnek tepki verebiliriz. Bu gerçek bir rekabet avantajıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

KOVİD-19’DA TEDARİK ZİNCİRİNE NE OLDU?

Harvard Business School Öğretim Üyesi Prof Dr. Willy C. Shih, konuya ilişkin değerlendirmesinde, kritik tıbbi araç gereç başta almak üzere bir takım ürünlerdeki geçici ticaret kısıtlamaları ve öteki ürünlerdeki kıtlığın, belli ülkelere bağlılığın olumsuz yanlarını gösterdiğini belirterek, “ABD-Çin ticaret savaşıyla birleşen bu gelişmeler, ekonomik milliyetçilikte bir yükselişi tetikledi.” ifadesini kullandı. Tüketicilerin düşük fiyatlar talep etmeye devam ettiğini aktaran Shih, Kuzey Amerika’ya satış yapan şirketlerin emek-yoğun üretimi Çin’den Meksika’ya ve Orta Amerika’ya kaydırmaya, Batı Avrupa’da kullanılan malzemeleri karşılayan şirketlerin de üretimlerini doğu AB ülkeleri, Türkiye ve Ukrayna’ya konumlandırmaya başladığını anlattı.

Shih, küresel pazar paylarını korumak isteyen Çinli firmaların da düşük teknolojili, emek yoğun imal için çoktan Darı, Etiyopya, Kenya, Myanmar ve Sri Lanka’ya baktıklarını bildirdi.

TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI YATIRIMLARA BAKIŞI

Avrupa ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan Türkiye, küresel tedarik zincirlerindeki değişikliklerden yararlanmak için teşvik ve lojistik alanında çalışmalarını yoğunlaştırırken, siyasiler de “uluslararası yatırımcılara defalarca kapımız açık” mesajı veriyor.

“Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz. Tam aksine sağladığı büyük kazançla her zaman memnuniyet duyar.” çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcılara “Ülkemiz ve dünyadaki bütün yatırımcıları küresel üretim ve lojistik sisteminin yeni her tarafta kurulduğu şu dönemde Türkiye’nin kendilerine sunduğu imkanları ve fırsatları değerlendirmeye ziyafet ediyorum. ‘Gelin defalarca birlikte kazanalım’ diyerek kapılarımızın yatırımcılara sonuna kadar açık olduğunu bir kez daha tekrarlamak istiyorum.” mesajını verdi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi Başkanı Burak Dağlıoğlu ise Türkiye’nin her platformda zinde imal ve tedarik ağıyla ön planda yer aldığını belirterek, “Dışa bağımlılığı aşağı çekecek, istihdamı artıracak ve teknolojik dönüşümü hızlandıracak yatırımlara büyük ağırlık veriyor; özendirme ediyoruz.” dedi.

Kovid-19 salgını gibi krizleri iyi yöneten ülkelerin, yarının küresel oyuncuları olacağını dile getiren Dağlıoğlu, “Hem enerjik keza rekabetçi hem de çevik ve esnek bir yapıya sahip olan Türkiye de başarılı hamleleriyle salgın sürecini başarıyla idare eden ülkeler aralarında yer alıyor. Bütün bu gelişmeler ile, tüm dünyada tedarikte güvenliğin daha da öne çıktığı bir döneme girildi. Bu dönemde Türkiye’nin yatırımcılara sağladığı temel değerlerle, küresel tedarik zincirlerinde daha da kritik bir yer tutacağına ve manâlı yatırımlar çekeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE ULUSLARARASI ŞİRKETLERE NE SUNUYOR?

Küresel tedarik zincirlerinin tekrar yapılandırılması, Türk ihracatçıları için fırsatlar sunarken, küresel layık zincirine katılım, bir ülkenin belirlenmiş alanlardaki yetenekleri kadar yönlendiriliyor ve ülkeler için önemli fırsatlar sunuyor.

Pazarlara yakın olma, doğal kaynaklar, insan sermayesi, maddi sermaye (sermaye stoku), kurumsal sermaye, lojistik/bağlanabilirlik, ücrette rekabet ve pazar erişimi küresel değer zincirine katılımı karşılayan yetenekler olarak gösteriliyor.

Salgının ani etkisi imal ve tedarik zincirinde deformasyon, küresel resesyon ve arz ve talep şokunda etkisini gösterirken, uzun vadede ise şirketlerin tedarik zincirinde esnekliğini artırması, ulusal ve yöresel üretim kapasitelerini yükseltmesi bekleniyor.

Küresel değerinde zincirindeki dönüşümün farkında Türk hükümeti de Türkiye’yi Kovid-19 sonrası layık zincirine düzenlemek için bütün paydaşlarla bir çalışma grubu kurdu.

TÜRKİYE, MIKNATIS HALİNE GELDİ

Türkiye’nin stratejik konumu, hür ticaret ağı, zinde lojistik altyapısı, üretim çeşitliliği, yüksek teşvikler, maliyet avantajlı kaliteli iş gücü, güçlü sanayi kümelenmesi ve liberal yatırım iklimi ile ülke, milletlerarası şirketlere küresel layık zincirine bağlı olmak için yerinde bir ortam sunuyor.

Türkiye’nin stratejik konumu bölgede imal, ihracat ve yönetim merkezi olarak çok uluslu şirketleri çeken ve küresel layık zincirine katılımını sağlayan bir mıknatıs haline geldi.

26 TRİLYON DOLARLIK GSYH’YE SAHİP PAZARA 4 SAATLİK UÇUŞ MESAFESİNDE

Türkiye, 1,3 milyar insanın yaşadığı ve 26 trilyon dolarlık GSYH’ye sahip Avrupa, MENA ve Orta Asya pazarına 4 saatlik uçuş mesafesinde. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ve 20’den fazla ülke ile Özgür Ticaret Anlaşması (STA) bulunuyor. Türkiye, iyi gelişmiş bir altyapı ve sürekli meslek hizmetleriyle desteklenen, küresel bedel zincirleriyle zinde bağlantıları olan, çeşitlendirilmiş bir üretim üssüne sahip. Hem, hükümet, özel teşvikler ve meslek gücü geliştirme programları aracılığıyla küresel layık zincirine katılımı aktif olarak destekliyor.

Türkiye, yatırımcılara aidat indirimi ya da aidat muafiyeti, ücret ve eğitim desteği, muafiyetler sağlayarak imal, istihdam ve AR-GE için teşvikler sağlıyor.

Korumacılığın yükseldiği bir zamanda, liberal bir politika çerçevesi küresel bedel zinciri dönüşümünde fazla manâlı bir rol oynarken, Aracısız Yabancı Yatırım Hukuku ile Türkiye, kuvvetli bir hukuki koruma mekanizmasına sahip olarak yatırımcıları cezbediyor.

TÜRKİYE’NİN YÜKSEK VASIFLI İŞ GÜCÜ VE STRATEJİK COĞRAFİ KONUMU

Su sıkıntısı sorunlarına geliştirdiği teknolojilerle çözüm geliştiren Almanya merkezli su pompası üreticisi WILO’nun Büyüyen Pazarlar Satışlarından sorumlu Başkan Yardımcısı Jens Dallendörfer, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ekonomileri bağımsızlaştırma (Çin’e bağlılıktan kurtarma) siyasi hedefiyle atılan adımların bütün dünyada ekonomileri etkilemeye devam ettiğini belirtti.

Dallendörfer, Wilo Grubu’nun yeni bir küreselleşme biçiminin Kuzey Amerika, AB ve Asya olmak üzere üç büyük hesaplı merkezdeki değerinde zincirlerinin daha pozitif bölgeselleşmesiyle sonuçlanacağı varsayımına dayanan ‘bölgeden bölgeye’ yaklaşımıyla uzun yıllardır bu değişikliklere cevap verdiğini anlattı.

“Bölgeden bölgeye” stratejilerinin bir parçası olarak, bölgesel ya da yerel üreterek tip ihtiyaçlarına karşılamaya çalıştıklarını bildiren Jens Dallendörfer, şöyle devam etti:

“Zaten Wilo, 1992’den beri Türkiye pazarına güveniyor. Türkiye’nin yüksek vasıflı iş gücü ve Avrupa ile Asya arasındaki kullanışlı ve stratejik coğrafi konumu tamamen üçüncü ülkelere ihracat için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.”

TEDARİK ZİNCİRİNDE EĞİLİMLERİ ANLAYAN ÜLKELER ÜSTÜNLÜK SAĞLAYACAK

Uluslararası hukuk firması Baker & McKenzie’nin uluslararası ticaret ortağı Mattias Hedwall, totaliter görüntü açısıyla Baker & McKenzie müşterileri aralarında Türkiye’nin, yeni tedarik zinciri yatırımları için iyi bir yer olarak görüldüğünü belirtti.

Hedwall, “Benim düşüncem, tedarik zincirlerinin nerede ve nasıl kurulacağına dair daha stratejik değerlendirmeler göreceğimiz yönünde. Bu, ücret ve istihdam etkilerini, yer değişiklik maliyetlerini, personel için antre-çıkış ve vize konularını, yatırımdan çıkış olanaklarını ve gelecekteki değişikliklere şipşak uyum sağlamayı içerecektir.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgınının arz zincirindeki dağıtılmış sistem ve süreçlerin ani şiddetli stres ve değişime nasıl tepki verdiğini gözlemlemek için eşsiz bir durum sunduğunu açıklayan Hedwall, “Hemen görülebilen şey, daha arti arz zinciri inovasyonu için fırsatlar sunabilecek teknoloji ve sürdürülebilirlikteki gelişmeleri dikkate bölge yapısal tahlil analizlerinin hızlandırılmasıdır. Çoğu şirket, keza daha yerinde maliyetli keza de sürdürülebilir ve çevre dostu olabilecek, işler daha eksik kırılgan ışık halkası getiren miktar zincirinin çeşitlendirilmesine yol açabilecek olan üretimi müşterilere daha yakın ayla getiriyor. Bu eğilimleri anlayan ülkeler bundan çok faydalanacak.” biçiminde konuştu.

TÜRKİYE, BÖLGESELLEŞMEYE GEÇİŞTE POTANSİYEL MERKEZ KONUMLARININ ÖN SIRALARINDA

PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Şirket Ortağı Tolga Baloğlu da geçen yıllarda milletlerarası şirketlerin, küresel tedarikleri için Uzaktan Doğu’ya odaklanarak düşük maliyetli imal faktörleri, satışları artırmayı, avantajlı teşvikler elde etmeyi ve stratejik satın alma hedeflediklerini belirtti.

Baloğlu, “Bu, küreselleşmeden bölgeselleşmeye geçişe yol açıyor. Türkiye, üretim çeşitliliği ve çoğalan pazarlara yakınlığı ile potansiyel merkez konumlarının ön sıralarında yer almaktadır.” dedi.

Türkiye’nin küresel rekabet gücünü geliştirerek potansiyelini artırabileceğini vurgulayan Baloğlu, “Türkiye, son zamanlarda makroekonomik bölge ve ürün piyasası verimliliğinde düşüş gösterirken, teknoloji benimseme, altyapılar ve iş gücü piyasasında ilerleme kaydetti. Makroekonomik etraf ve iş gücü piyasası, gelişim için potansiyeli en yüksek alanlardır. Bu alanlardaki iyileştirmelerle ve büyük pazar büyüklüğünden yararlanarak Türkiye, yöresel bir üretim, ticaret ve lojistik merkezi için daha da çekici bir yer olma fırsatını yakalayabilir.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA
Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık