Reklam
DOLAR: 8.60 TL
EURO: 10.1 TL

Meteorolojinin haritasında ‘olağanüstü kuraklık’ tehlikesi

1 hafta önce
7 kez görüntülendi

Meteorolojinin haritasında ‘olağanüstü kuraklık’ tehlikesi

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, haziran ayı sıcaklık ve yağış değerlendirmesi raporlarının gerisinde, bu defa haziran ayı ve son bir yıllık döneme ait kuraklık durumunu gösteren haritaları yayımladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Standart Yağış İndeksi (SPI – Standardized Precipitation Index) ve Normalin Yüzdesi Metoduna (PNI – Percent of Sıradan Index) biçiminde iki öbür metotla meteorolojik kuraklık haritalarını hazırlıyor.

SICAKLIK ARTIYOR, YAĞIŞ AZALIYOR

Meteoroloji’nin temmuz ayının birincil haftasında yayımlanan sıcaklık ve yağış değerlendirmesine ilişkin raporlarda ise Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerindeki yağışların yüzde 98’e varan düşüşler gösterdiği ortaya konuldu. Sıcaklıkların giderek arttığı, yağışların da azaldığı bu süreçte meteorolojik kuraklık boyutları da çabucak yükseliyor.

ÜLKENİN AZ KALSIN YARISI MUCIZEVI VERIMSIZ

İki bambaşka metoda tarafından ölçümler yapılarak hazırlanan 2021 Haziran Ayı Meteorolojik Kuraklık Durumu haritalarında SPI metodu sonuçlarına tarafından Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri almak üzere ülkenin doğusu, güney Ege ve Aksaray ‘olağanüstü kurak’ gösterildi. En son geçen Mayıs’ta yayımlanan haritalara göre, ülke genelindeki ‘olağanüstü kurak’ bölgelerin önemli düzeyde arttığı gözlendi.

Iğdır ve güneyi, Trabzon çevresi, İç Anadolu’nun doğu kısımları, İzmir’in güneyinden itibaren Muğla, Antalya, Karaman, Konya, Adana, Hatay civarları ise ‘fazla şiddetli kurak’, ‘şiddetli kurak’ ve ‘orta kurak’, bu bölgelere yakın bir takım bölgeler de ‘hafif’ kurak’ olarak haritada yer alıyor.

Isparta, Burdur, Manisa, Kütahya, Uşak, Afyonkarahisar, Karadeniz’in batı iç kesimleri alışılagelmiş, Samsun’dan Marmara Bölgesi’ne doğru olan bölge illeri ise hafif, orta, çok ve fazla nemli gösterildi.

SON ÜÇ AYLIK VERİLER KORKUTUCU

PNI metoduna tarafından hazırlanan haritada da meteorolojik kuraklığın boyutları göz önüne seriliyor. Doğu Karadeniz, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz’in büyük bölümü, Kuzey Ege ve Denizli’nin bir bölümü Haziran ayında ‘şiddetli kurak’ olarak yer alıyor. Son üç aylık haritada ise ‘şiddetli kurak’ bölgeler, Doğu Karadeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri, Akdeniz, Kuzey Ege ve İç Anadolu’nun güney kesimleri ‘şiddetli kurak’ tehlikesi yaşıyor.

‘SON YÜZYILDA GÖRÜLMEDİ’

Haritalara göre olağanüstü şiddetli kuraklık tehlikesiyle karşı karşıya olunduğunu belirten Türkiye Tabiatını Koruma Derneği (TTKD) Bilim Danışmanı Hekim Erol Kesici, “Birçok bilim insanı değerlendirmesinde, son asır içerisinde, bilhassa geçen yıldan itibaren hava sıcaklıklarının giderek artması, yağışların çok kararsızlığının, bugüne dek görülmediği belirtiyor. Bu bundan böyle ivedi şart ve mutlak suretle önlemler alınması gerekiyor” dedi.

DOĞAL GÖLLER YÜKSELEMİYOR

Ocak ayındaki değerlendirmelerde, bugünkü tehlikeye dikkat çekici ettiğini andıran Hekim Kesici, “Önümüzdeki bahar ve yaz aylarında ülkemizin çok şiddetli kuraklıkla karşı karşıya kalabileceğini söylemiştik. Bugünkü sonuçlara baktığımızda, ülkemizin ciddi bölümünde meteorolojik açıdan mucizevi kuraklık yaşandığını görüyoruz. Bu sonucun en önemli göstergelerinden biri de doğal göller, su kaynaklarının seviyelerinin bir türlü yükselmemesi” diye konuştu.

SU KAYNAKLARINDAKİ KİRLİLİK FAZLA ÖNEMLİ FAKTÖR

Şüpheli yağışlarla göller ve yer aşağıda suyun depo edilememesi nedenleriyle su birikmediğini ve ülkeyi hidrolojik kuraklığa sürüklediğini kaydeden Kesici, hidrolojik kuraklığın da meteorolojik kuraklığı artırdığını söyledi. Su ve nem olmazsa yağışın da olmayacağını kaydeden Kesici, “Özellikle tatlı su kaynaklarımızın aşırı kirlenmesi de fazla önemli bir faktör” dedi.

60ed84b979da3e21d8dea976

‘ACİLEN VAHŞİ TARIMSAL SULAMADAN VAZGEÇİLMELİ’

Türkiye’nin su zengini bir ülke olmadığını vurgulayan Kesici, şu uyarılarda bulundu:

“Su kıtlığı yaşamaktayız. Su havzaları hatalı kullanılmaktadır ve bu konuda maalesef gerekli önlemler hala alınmamıştır. Doğal dengesi bozulan su kaynakları sosyal, ekonomik çoğu soruna niçin olacaktır. Ülkemizde uygunsuz yerlere bilim dışı fazla sayıda gölet yapılması da bir nedendir. Bugün ülkemizde kullanılan suyun yüzde 75’in üstündeki kısmı tarımda ve kaba teknikler kullanılmaktadır ve bunun sadece yüzde 1-2’si damla sulama yöntemlerinden oluşuyor. Şimdi bütün tarım alanlarında damla sulandırma sistemlerinin hayata geçirilmesi ve vahşi tarımsal sulamadan vazgeçilmesi gerekiyor.”

‘SU KESİNTİLERİNİ DAHA SIK YAŞAYACAĞIZ’

İnsanların son aylarda, özellikle üreticiler kadar uygunsuz koşullarda gitgide artarak sondajla kuyu açımının hızlandığına dikkat çeken Kesici, “Ve bu şart panik yaratmaktadır. Kuraklık haberlerindeki aşırılık ve millet artık susama krizine girdikleri için çözümü burada aramaya başladılar ve bu fazla güvenli olmayan bir durum. Yer altı sularımız da artan bir şekilde azaldığı için plansız ve yasal olmayan kuyu açımlarına izin verilmemeli. Şu andan itibaren birçok yerde içme suyu bile kısıtlamalı verilmeye başlandı. Tarımda da uygulanmaya başlandı. Önümüzdeki süreçte su kesintisi olaylarını fazla daha sık yaşacağız” dedi.

TARIM ÜRÜNLERİ İÇİN TÜKETİLEN SU MİKTARI

Keza tüketim keza de su kullanımında her alanda önemli tasarruf önlemleri alınması ve insanların israftan kaçınması uyarısında bulunan Kesici, bazı tarım ürünlerinin üretimi için kullanılan su miktarlarını ise şöyle sıraladı:

“1 kilogram domates için 184 litre su, 1 kilogram havuç için 133 litre su, 1 portakal (100 gram) için 50 litre su, 1 elma (100 gram) için 70 litre su, 1 kilogram kırmızı et için 15 bin 455 litre su (813 damacana), 1 hamburger (150 gram biftek) için 2 bin 325 litre su, 1 kilogram kahve için 21 bin litre su, 1 fincan kahve (7 gram) için 140 litre su.”

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık