Reklam
DOLAR: TL
EURO: TL

MHP lideri Bahçeli’den CHP’ye anayasa tepkisi

5 gün önce
3 kez görüntülendi

MHP lideri Bahçeli’den CHP’ye anayasa tepkisi

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, “Türk Gençliği Büyük Kurultayı” ve “Analar Bacılar Kurultayı”na işaret ederek, “Türk gençliği diri umuduyla, yüksek ufkuyla, coşku ve amaç batmış tutumuyla yeni bir tarih yazmış, almasını bilenlere mesajların en görkemlisini kararlılıkla vermiştir. Gençlerimiz milletimizin gelecek özlemidir. Bu açlık Allah’ın izniyle büyük Türkiye ülküsünün gerçekleşmesiyle vuslata erecektir.” diye konuştu.

Devlet Bahçeli, “Cemil Meriç’in söylediği üzere, ‘Dava irfanımızı tekrar fetheden, bugünümüzü düne bağlayan’ bir gençlikle önümüze çekilen kalın perdeler birer birer yırtılıp atılacak, Türkiye büyüyüp Turan olacaktır.” yorumunu yaptı.

“DÖNEMLERE HAPSOLANLARIN AKSİNE DEVİRLER ÜSTÜDÜR”

Türk tarihinin, hasreti çekilen eski ve baki bir eser olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu eseri her yerde kaleme alacak, geleceğin tertemiz ve yaşanmamış ortamına inançla taşıyacakların, Türk gençliği olduğunu söyledi.

İstifhamların kafalarda kök salmasına engel olanın, kin ve nefretin kalplerde yuva yapmasına müsaade etmeyen asil Türk gençliği, bu gençliği temsilen de Milliyetçi-Ülkücü gençlik olduğunu dile getiren Bahçeli, “Kim ama Türk gençliğini yok sayıyorsa, adını anmıyorsa, siyasi ve ideolojik istismarın konusu yapıyorsa, biliniz ki karanlık, kabalık, kuraklık ve küstahlık içindedir. Onlar soysuz bir çağdaşlığın fevkinde çağlar üstüdür. Dönemlere hapsolanların aksine devirler üstüdür. Bildiğiniz gibi, şöhret, şehvet ve mal varlığı kör bir labirenttir.” görüşünü paylaştı.

Elinde bir gaz lambası bile olmadan dolaşmaya kalkışanların, aynısıyla dibi soyut uçurumlara kanat çırpanlar olduğunu kaydeden Bahçeli, “Gençlerimiz yeri geldi mi aklıselim ve sorumlulukla uçurumların önüne göğsünü geren, yeri geldi mi de ulusal geleceği kötürüm ayla sokmak için fırsat kollayan odaklara hak ettikleri şamarı indiren asilzade duruştur. Gençliğimiz yüz akımız, önü arkası kesilmeyecek akınımızdır. Onların gereklilik ve taleplerini yerine getirmek, sitem ve şikayetlerini çözümle kesiştirmek siyaset kurumunun başlıca görevidir. Milliyetçi ülkücü gençlik, Türk gençliğinin kalpgahıdır. Kökü Ötüken’de, kaynağı Issık Gölü’nde, kavgası da Türk ve İslam düşmanlarıyladır. Bu gençlik bizim baş tacımız, medarıiftiharımızdır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Biz analarımıza bakınca, bacılarımızı görünce gelecek Türk nesillerinin etap sesini duyuyoruz” diyen Bahçeli, bu kapsamda Türk gençliğinin, analar sayesinde var olduğunu açıklama etti.

“TÜRK-İSLAM MEDENİYETİ, AYAĞINA GEÇİRİLMEK İSTENEN PRANGALARI KIRIP ATACAKTIR”

İki kurultayın da manevi olarak birbiriyle pekiştiğini ve örtüştüğünü gösteren Bahçeli, şunları kaydetti:

“Dikkatlerinizi çekmek isterim fakat bugün Batı dünyasına başat olan sosyal ve idareli mimari, bunun yanında değerler sistemi büyük çapta tatminsizlik ve huzursuzluklara yol açmaktadır. İnsan gün geçtikçe yalnızca yiyip içen, yalnızca diğer esas ihtiyaçların peşinden koşan, insani ve vicdani felaketlere tamamıyla gürültüsüz kalan, niçin var olduğunu, neden yaşadığını düşünmeye fırsat bulamayacak şekilde sürüklenip giden bir afet döngüsünün pençesindedir. Analarımızın, bacılarımızın, gençlerimizin fedakarane uğraş ve çabasıyla bu döngü bizim semtimize bile uğramayacak, Türk-İslam medeniyeti yeni bir yükseliş hamlesiyle ayağına geçirilmek istenen prangaları kırıp atacaktır.”

“GERÇEKLERDEN UZAKTA BİR MİLLİYETÇİLİK HAVADA VE BOŞLUKTA UÇUŞAN FİKİR KIRINTILARI GİBİDİR”

Bahçeli, Prof. Dr. Erol Güngör’ün “İslam’ın Bugünkü Meseleleri” isimli eserine değinerek, “Milliyetçilik, bir dış mesele olarak göründüğü süre yerli kültürün, tanıdık olmayan kültüre karşısında çıkması şeklinde akım etmektedir. Bir iç mesele olduğu süre ise esas meslek memlekette ulusal birliğe engel olacak mahiyetteki kültürel, idareli ve sosyal farklılaşmaların asgariye indirilmesidir. Milliyetçilik ilk hamlede milli birlik ve bütünlüğün kazanılması davasıdır.” sözlerini sarf etti.

Milliyetçiliğin, yabancı akımlara karşısında güvence, milli birlik ve dayanışma ruhunun da emniyet duvarı olduğunun altını çizen Bahçeli, “Hayattan kopuk, insandan mahrum, gerçeklerden uzaktan bir milliyetçilik havada ve boşlukta uçuşan düşünce kırıntıları gibidir. Bizim milliyetçiliğimiz bizatihi hayatın içindedir, milletimizin vicdanındadır, Allah’ın izniyle iradesinin de tezahürü olacaktır. Arzumuz, amacımız ve arayışımız öteden beri budur. Milliyetçi Hareket Partisine atılan iftiraların, yoğunlaşan saldırıların, yaygınlaşan küresel tahammülsüzlüklerin gelişim ve ilerleyiş rotası titizlikle okunduğu takdirde, bunların hiç birisinin tesadüfi olmadığı görülecektir.” düşüncesini dile getirdi.

“BİR MİLLETİN YÜKSELİŞİNİN MÜSPET DAYANAĞI MİLLİYETÇİLİKTİR”

Yeni bir dünya düzeninin söylem ve dayatmasının, hatta milletsiz devlet, devletsiz ırk projelerinin önündeki en büyük engelin milli devletler ve dinç halk oluşumları olduğuna dikkati çeken Bahçeli, “Böylece küresel güçler ve mütecaviz ülkeler, ulusal devletlerdeki idare iradesinin ahali üstü birliklerle ve güçlerle paylaşılmasını uzun süreden beri dayatmaktadır. Bu paylaşma, kesinlikle ki başat gücün lehine, hükümlü milletin aleyhine gerçekleşecektir. Ama, bu bakışımsız tesir sahiden milliyetçiliğin yükselmesinin de bir dayanağıdır.” dedi.

Küresel aktörler açısından, ülkelerdeki yükselen milliyetçiliğin kırılmasının, dil, din, etnik ya da mezhep farklılıklarının kaşınması ve bunların üzerinden ilk etapta özerk, sonra da federal devletler oluşturulmasının uğursuz bir gaye olarak defalarca güncelliğini koruduğunu ifade eden Bahçeli, bu hedefe başta taşeronlar eliyle ulaşılmasının esas alındığını söyledi.

MHP Genel Başkanı Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bununla mündemiç CHP, HDP, İP, DEVA, Gelecek Partisi ve irili ufaklı diğer zillet partileri tembihli, görevli ve taşeron siyasetin benekli temsilcileridir. Zillet ittifakı, çözülme ve felaket siparişini bedeli mukabilince almıştır. Zira her şey gün gibi ortadadır, zelil siyaset simalarının kaçacak, gerçekleri red edecek hayası da, hali de kalmamıştır. Baskın güçler, kendi yayılmacı emelleri için milliyetçi perspektifle hareket ederken, ellerini uzattıkları ülkeler için milliyetçiliği bastırmaya, karalamaya, fena göstermeye kastetmek gibi bir ikilemin ve tenakuzun dibindedir. Ancak maksadı ne olursa olsun, küresel sömürünün önündeki en kayda değer engel ulusal devlet yapısı ve bu yapının temel taşı olan Milliyetçi Hareket ve Cumhur İttifakı’dır. Başka bir deyişle, bir milletin yükselişinin müspet dayanağı milliyetçiliktir; ulusal kimliğin gücü de milli devletin çelik gibi sağlamlığıdır. Küresel gelişmelerin bir figüranı, edilgen bir ögesi, pasif bir yüklenicisi değil, baş aktörü olmayı hedefleyen milliyetçi fikriyat, yalnızca Türkiye’yi yok soydaşlarımızı ve iki taraflı kültür dairesinde yaşamış mazlum milletleri de kurtaracak harikulade bir anlayışı temsil etmektedir. Buradan çıkarılması gereken netice, pluralist yeni bir dünya sistemine duyulan ihtiyacın, yeni her tarafta kurgusu yapılması gereken uluslararası yeni bir dengenin şart olduğu gerçeğidir.”

Bugün bütün insanlığın, çevre sorunundan enerji sorununa, ekonomik eşitsizlikten terör sorununa, bulaşıcı hastalıklardan adalet sorunlarına dek yüz yüze bulunduğu tehlikelerle müşterek bir kaderi paylaştığını gösteren Bahçeli, “Bu ortaklık insanlık değerlerinin, insanlık mirasının, insan olmanın onur ve şerefinin ortak paydasıdır. Dünyayı daha yaşanır bir yer haline getirebilmek, Afrika’dan Asya’ya, Avrupa’dan Amerika’ya dek yerkürenin her köşesinde yaşamış tüm insanlık için kaçınılmaz bir gaye haline gelmelidir.” diye konuştu.

Bu anlayışın, bir yönüyle Türk milliyetçilerine düşen tarihi atama ve sorumlulukları gösterdiğini kaydeden Bahçeli, şöyle devam etti:

“bununla birlikte âlem imparatorluğu kurmuş olan aziz ecdadımızdan kalan yönetim mirasının da bir gereğidir. İnsan merkezli, adalet ve adalet ilkelerine müzahir, gönüllü paylaşımı ve meslek birliğini amaçlayan, küresel kaynakları hakkaniyetle insanlığın istifadesine sunan yeni bir aydınlanma süreci, inanıyorum ki Türk milletinin doğrulmasıyla başlayacaktır. Bu ümit yeşerdikçe ihanet kamçı yemiş, çifte çemiş gibi tepinmektedir. Gelişmelerin seyrine baktığımızda, ilhamını ve sevgisini büyük Türk milletinden bölge Milliyetçi Hareket, devlet ve milletimizin bekası için dünden daha kayda değer ve kutsal bir görevle karşı karşıyadır. Ve Cenabıallah’ın izniyle bu kutlu görevi partimiz Cumhur İttifakı çatısı aşağı başarıyla yerine getirecektir. İnancımız, kararlılığımız ve hedefimiz bu yöndedir.”

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık