Reklam
DOLAR: TL
EURO: TL

Son ankerlerden meydana çıkan sonuçlar Millet İttifakı’nda çatlak oluşturdu

5 gün önce
5 kez görüntülendi

Son ankerlerden meydana çıkan sonuçlar Millet İttifakı’nda çatlak oluşturdu

Milliyet Gazetesi Yazarı Başarı Şahin, bugünkü “Insanlar İttifakı’nı çatlatan anketler” başlıklı köşe yazısında anket sonuçlarında, CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ile İYİ Parti Genel Başkanı Akşener’den önce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın çıkması liderleri kara kara düşündürdüğünü yazdı. 

İşte Zafer Şahin, İYİ Parti ve CHP arasındaki krizin detaylarını kaleme aldığı yazısı: 

Halk İttifakı’nın önünde aşması gereken iki esas sorun var. Birincisi, HDP’yi nerede konumlandıracaklarına bir türlü karar verememeleri. İkinci sorunları ise popüler belediye başkanlarını çatı namzet olmamaya nasıl ikna edeceklerini bilememeleri.

Popülerlik meselesi önemli. Buraya baştan döneceğiz. Önce bir anketten bir takım rakamlar paylaşalım. Öyle siyasi partileri, belediye başkanlarını memnun etmek, kamuoyunu manipüle etmek için masa başında yapılmış, adamakıllı hissi içerikli bir anketten bahsetmiyorum. Bir siyasi parti kadar orman yangınları ve sel felaketleri ardından sahadaki fotoğrafı net olarak görüp, yol haritasını buna göre tahsis etmek için yaptırılan bir araştırma bu.

Vatandaşa ad vermeden “Kimi Cumhurbaşkanı görmek istersiniz?” diye sormuşlar. Yüzde 44 bu soruya ‘Erdoğan’ cevabını vermiş. Peki, Erdoğan’ın ardından kim geliyor sizce? Kılıçdaroğlu mu Akşener mi?

İkisi de yok. Yüzde 18 ile Mansur Yavaş. Evet, şaşılacak fakat derhal ismi Halk Müziği İttifakı’nın çatı adayı olarak geçenler arasında en popüler isim Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı! Onu yüzde 10.5 ile Meral Akşener izliyor. Ekrem İmamoğlu diyenlerin oranı yüzde 6.5, Kılıçdaroğlu diyenler ise yüzde 6.

Bu rakamlar belediye başkanlarına bir süredir “Oturun oturduğunuz yerde” mesajları veren Kılıçdaroğlu-Akşener ikilisini kara kara düşündürüyor. Yavaş ve bu ankette oyu düşük çıksa da İmamoğlu’nun popülaritesi iki genel başkandan da yüksek. Onlar dururken kendilerini veya diğer birini namzet gösterseler muhalif seçmeni sandığa götürmekte bıkkınlık yaşayacaklar. Yavaş ya da İmamoğlu’nu çatı namzet yapsalar muhalefetin doğal lideri bu ikisinden biri olacak. Keza Kılıçdaroğlu hem de Akşener’in siyasi hayatı doğrusu bitecek. CHP ile İyi Parti aralarında son dönemde baş gösteren kriz artık iki liderin varacakları bir uzlaşmayla giderilebilecek boyutu aştı. Şimdilik teftiş altına alınmış gibi görünen belediye başkanları anketlerde genel başkanların önünde çıkmaya devam ettikçe yeni krizler kaçınılmaz.

Gelelim anketin siyasi partilerle ilgili bölümüne. AK Parti yüzde 37’de. Ufak de olsa bir yükseliş görülen CHP’nin oyu yüzde 26. Yükseliş trendindeki bir diğer parti MHP. Mevcut yüzde 10 barajının üzerinde MHP. Bir Takım anketçilerin yüzde 13-14 bandında gösterdiği İyi Parti de yüzde 10’larda. HDP’nin oyu 10.5. Büyük ümitlerle yola çıkan Ali Babacan’ın partisi yüzde 1.5. Davutoğlu’nunki ise 0.5’te kalmış durumda.

Daha seçime uzun bir süre var. Köprülerin altından fazla sular akacak. Lakin pandemiyle beraber onca afet ve ekonomik saldırılara maruz kalan iktidarın karşı muhalefet bir arpa boyu yol alamamış gibi görünüyor. Çağırmak ama sosyal ağ siyasetiyle yalnızca oradaki fanatikleri etkileyebiliyorlar. Vatandaşın gönlüne girmek için sahada daha fazla koşturmaları lüzumlu. Anketler o kadar diyor.

Kemal Bey’in 12 Eylül mesajı

CHP lideri Kılıçdaroğlu “İktidarını 12 Eylül’e borçlu olanlar darbelerle hesaplaşamaz” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenmiş!

Şu ahir ömrümüzde Erdoğan’ın, 12 Eylül cuntacılarına, 28 Şubat’ın post-modern darbecilerine, 15 Temmuz’un FETÖ’cü hainlerine yargı önünde hesap sorduğunu şahsen görmesek, “Kemal Bey’in bir bildiği var herhalde” diyebilirdik.  Fakat saf ve yalın gerçeği, yani Türkiye’de darbelere boyun eğmez ve darbecilerle hesaplaşan tek siyasinin Erdoğan olduğunu yaşayarak görmüş insanlarız.

Bu süreçte gördüğümüz bir diğer gerçek de Kemal Bey’in siyasi hayatının en büyük fırsatını 15 Temmuz gecesi kaçırması oldu. O gece daha önce taahhüt ettiği gibi tankın önüne geçip darbeye direnseydi bugün ayrı bir hikâyeye sahip olabilirdi CHP lideri. Lakin yapamadı. Rusya’da tankın önünü geçip kahraman olan sarhoş Yeltsin dek tehlike alamadı. Darbe gecesini televizyon aleyhinde geçirdi.

Tam da bu sebeple 12 Eylül’ün sene dönümünde rakibini ‘darbeye borçlu olmakla’ suçlaması hem inandırıcı yok ayrıca de komik kaçıyor.

KAYNAK: MİLLİYET
Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık